İlhan KÜÇÜKDAĞ

İlhan KÜÇÜKDAĞ

[email protected]

ELİMİZDEN GELENİ YAPMAK ZORUNDAYIZ

04 Temmuz 2022 - 12:27

        2019 yerel seçimlerinde iktidar açısından sürpriz sonuçlar alınmıştı. Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere birçok Büyükşehir belediyesinin kaybedilmesi, AKPARTİ açısından beklenen bir sonuç değildi. 18 yıllık hizmetine ve milletin ekseriyetinin uzun zaman teveccüh etmiş olmasına rağmen, böyle bir sonuç alındı. 
        Geçmişi değerlendirmek kolay. Zira yapılan stratejik hataların neye mal olduğunu görerek, yorum yapmak akıl sahibi her kişinin yapabileceği bir şey. Ancak gelecek üzerine plan yapmak, kaybedileni geri kazanmak ve mevcut olanı da elde tutmak için taktik oluşturmak sadece kapsamlı düşünebilen insanların hakkından gelebilecekleri bir durum. 
        Türkiye’de siyaset, lider ağırlıklı yapılsa da, yerel siyasetçilerin kim olduğu ve neleri başarabileceği konusu da seçim sonuçları açısından önemli bir faktör. 2023 Haziran ayında yapılması planlanan genel seçimlerde, CUMHUR ittifakının Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın karşısına kimin ya da kimlerin çıkacağı belli olmasa da, muhalefet bloğunun tek bir aday etrafında ittifak yapacağı bir gerçek. Dolayısıyla 2019 yerel seçimlerinde bir araya gelen Altılı ittifak ve bu oluşumun içinde görünmese de asıl öznesi olan HDP, her halükarda birlikte hareket edeceklerdir. 
        CUMHUR ittifakı dediğimiz oluşum açısından, seçimden sonra, ah, vah etmek yerine kazanacak bir strateji oluşturma mecburiyeti vardır. Zira bu seçim Türkiye cumhuriyeti devleti ile, terör örgütleri ve o terör örgütlerinin yandaşı ve destekçisi olan siyasi partiler arasında cereyan edecektir. Yani milli güvenliğimiz ve bağımsızlığımız açısından çok büyük risk taşımaktadır. Emperyalist güçlerin CUMHUR ittifakının iktidarına hangi gözle baktıkları ortadadır. ABD ve AB ülkeleri açıkça muhalefetin her kanadının arkasındadır. ABD başkanı Türkiye de muhalefeti destekleyeceklerini net bir şekilde beyan etmiştir. AB ülkeleri de, Türkiye’nin Doğu Akdeniz, Afrika ve Ortadoğu politikalarından rahatsızlığını her fırsatta ortaya koymaktadır. 
       Yani, ABD ve AB’nin destek verdiği CHP, İP gibi partiler ile PKK ile hiçbir farkı olmayan HDP iktidar olduğunda devletimiz tahmin edemeyeceğimiz kadar büyük tehlikelerle karşı karşıya kalacaktır. Bu sebeple 
       1. AKPARTİ, bugüne kadar her şartta kendisine destek verip yanında olan bütün seçmenleriyle barışmak zorundadır. İl ve ilçe teşkilatlarını yeniden dizayn edip, milletine hizmet etmek arzusunda olan, etrafında değer verilen, sevilen insanları yönetime getirmelidir. Halktan kopuk, sadece dar bir çerçevede siyaset yaptığını zanneden, tek meselesi cebini doldurmak olan dalkavuklarla seçim kazanılmadığını anlamak zorundadır. Siyasi ve ekonomik sebeplerle partiden kopmuş olan seçmene, içinde bulunduğumuz durumun ciddiyeti çok net bir şekilde anlatılmalıdır. 
        2. MHP, yöneticilerinin il ve ilçelerde ki icraatlerini gözden geçirmeli, ülkücü tabanın partiden uzaklaşmasının sebeplerini mutlaka analiz etmelidir. MHP ve ülkücü hareket bu vatan için büyük bedeller ödemiştir. Ve bu bedel ödeyen dava adamlarını partiden uzaklaştırıp, yerine davanın çilesini çekmemiş, külhanbeyi tiplemelerini getirmenin tabanda büyük huzursuzluk meydana getirdiğini anlamak zorundadır.
       3. BBP yönetimi, tez elden Muhsin YAZICIOĞLU ruhuna geri dönmeli, yeniden milli ve manevi bir şahlanışın fitilini ateşlemelidir. 
        4. Hep birlikte, önce CHP’nin, kendisini vatansever olarak nitelendiren seçmenine ve HDP’li olmayan Kürtlere ve FETÖ’cü olmayan İP’lilere içinde bulunduğumuz durumun nezaketi olduğu gibi anlatılmalıdır. 
        Millet olarak son dönemde büyük badireler atlattık. 15 Temmuz darbe girişimi gibi işgal hareketlerine maruz kaldık. Emperyalist güçler tarafından hala devam eden ekonomik baskı ve ambargolara göğüs gerdik. Güç kullanarak yapamadıklarını, 2023 seçimlerinde kendilerine göbekten bağlı siyasetçiler vasıtasıyla, hile yoluyla başarmak istiyorlar. Durum bu kadar açıktır. 
       Elbette milletimizin ferasetine güveniyoruz. Ancak böyle bir tehlikeye maruz kalma ihtimali bile, bize üzerimize düşeni yapma mecburiyeti açısından büyük bir sorumluluk yüklemektedir. 
       Yalan, hile ve takiyye yaparak iktidarı ele geçirmek isteyen muhalefete karşı, milletimize doğrular hakkıyla anlatılmalıdır. Selam ve dua ile.

YORUMLAR

  • 0 Yorum