İlhan KÜÇÜKDAĞ

İlhan KÜÇÜKDAĞ

[email protected]

ZAFER HAFTASI VE BÜYÜK TAARRUZ

26 Ağustos 2022 - 17:10

   Tarih sayfaları Ağustos ayında ecdadımızın kazandığı zaferlerle dolu olduğundan, bu haftayı Zafer haftası olarak kutluyoruz. 1071 Ağustos’unda Alparslan Han’ın ordusuyla birlikte kazandığı Malazgirt meydan muharebesini başlangıç olarak sayarsak, 1473 Otlukbeli, 1514 Çaldıran, 1526 Mohaç ve Türk milletinin emperyalist batıya karşı verdiği destansı mücadelenin zirve noktası olan büyük taarruz hep Ağustos ayında gerçekleşmiştir. 
     Bu millete aidiyetinden rahatsızlık duymayan, Türk olmakla iftihar eden her vatandaşımız Malazgirt savaşıyla duyduğu gururu diğer zaferlerimiz ve büyük taarruz için de hisseder. Zira tarihteki düşmanlarımız kimler ise, bugünde aynı düşmanlarla mücadele halindeyiz. Alparslan’ın 1071 de Malazgirt ovasına gömdüğü ordu, bugünkü Avrupa milletlerinin tamamının ataları olan Haçlı ordusudur. Kanuni sultan Süleyman Han’ın Macar ordusunu yenip, o günkü Macaristan topraklarının büyük kısmını Osmanlı toprağı yaptığı Mohaç savaşı her ne kadar Macarlar ile Osmanlı arasında olsa da, Macar ordusunu diğer Avrupa milletlerinden askerlerin oluşturduğu unutulmamalıdır. Çaldıran savaşına gelirsek, bu bölgenin hakimiyetini kaybetmemek için 2000 yıldır ehli sünnet itikadına sahip müslümanlarla mücadele içinde olan Safeviler ile yapılmıştır. Yani bu günkü İran devletinin atalarına karşı kazanılmış muhteşem bir zaferdir. 
I    Anadolu insanının yokluk, açlık ve sefalet içinde kaldığı 1. Cihan savaşı sonrasında topyekün girişilen milli mücadele neticesinde, erkek, kadın, yaşlı, genç ve Türk, Kürt Laz, Çerkez ayrımı olmadan bir milletin emperyalizme ve esarete başkaldırması olarak tanımlayacağımız büyük taarruz, tarihimizin şerefle dolu halkalarının sonuncusudur. 
    Yukarıda ismi geçen zaferlerin biri de Otlukbelidir. Tarihimiz açısından büyük bir Zafer olarak kabul etsek de, sonuç itibariyle bir Türk devleti olması hasebiyle buruk bir kalple hatırlarız. Bugün olduğu gibi, bize en büyük zararı tarih boyunca bizden olduğuna inandıklarımız vermiştir. İçimizde tefrika ve ayrılık olmadığı dönemlerde bize hiç kimsenin gücü yetmemiştir. Ancak geçmişte olduğu gibi ne zaman tefrikaya düşsek bedelini çok ağır ödemek durumunda kalmışızdır. 
     Bu sabah SÖZCÜ gazetesinde son sayfanın tamamını kaplayan, Yılmaz ÖZDİL’e ait, büyük taarruzu anlatan bir yazı okudum. Büyük taarruzu çok güzel özetlemiş. Ancak o savaşta bulunmak şerefine ulaşan askerlerimizin hangi ruhla savaştıklarını yazmaya, ya gönlü elvermemiş, ya da işine gelmemiş. Milli mücadele ruhunun ne olduğunu ben hatırlatayım. Bu millet en başta yüce dinimizin hristiyanlık karşısında zelil olmaması için mücadele etmiştir. Namusunun, şeref ve iffetinin çiğnenmemesi adına şehit olmayı en büyük makam kabul etmiştir. Kur’anı Kerim de şehadet hakkında verilen müjdeye Nail olabilmek için adeta ölüme meydan okuyan yiğitler sayesinde zaferler elde edilmiştir. 
     Yılmaz ÖZDİL’in yazı yazdığı Sözcü gazetesinin ilk sayfasında İmam Hatip okullarından mezun olan herkesi sapıklıkla itham eden, vücudunu sergilemekten başka hiçbir özelliği olmayan, sanatçı müsveddesi bir yellozun tutuklanmasına itiraz eden yazılar var. Bu ne yaman bir çelişkidir. Bu milletin çocuklarının ahlaki açıdan yok olmasına öncülük edenlerin yanında yer alıp, sonrada bu milletin din ve vatan uğrunda verdiği mücadeleye sahip çıkacaksınız. 
     Bu millet müslüman olduktan sonra savaşarak ölen yiğitlerini şehit, savaştan dönenleri ise Gazi olarak kabul etmiştir. Şehitlik ve gazilik dini bir kavramdır. Öyle rakı masalarında muhabbet olsun diye konuşulacak şeyler değildir. Sayın ÖZDİL’e tavsiyem iyi bildiği konuları yazmasıdır. Ecdadımızın bize vatan olarak bıraktığı bu Aziz topraklar üzerinde, havuzlu villasının bahçesinde rakısını yudumlayıp, büyük taarruzdan ve milli mücadeleden bahsetmek onun haddini aşacaktır. 
     Anadolu kapılarını Türk’e açan Malazgirt muharebesinin ve milletimizin din, vatan ve bağımsızlık mücadelesi olan büyük taarruzun yıldönümü, aziz Türk milletine kutlu ve mübarek olsun. 
     Selam ve dua ile.

YORUMLAR

  • 0 Yorum